Ödev Verirken Dikkat Edilecekler 2
  Yazdır Tavsiye Et
Bu yazı 3770 defa incelendi.
9 Ekim 2004 Cumartesi

ÖGRETMEN

    Ders Içinde Bir Ögretmen Nelere Dikkat Etmelidir?

•    Diksiyonuna, jest ve mimiklerine, el ve vücut hareketlerine çok dikkat etmelidir. Icabinda aynanin karsisina geçip bir aktör gibi kendini egitmelidir.
•    Ögrencinin karsisina çikan bir ögretmen de onun itibarina dokunacak ve onu hafife aldiracak hiçbir zaafi olmamalidir.
•    Ayni zamanda ders anlatirken ögrencilerin dersi anlayabilmeleri için ne süratle konusacak, ne de ses tonunu çok alçaltarak anlasilmaz ve bayiltici kilmayacaktir.
•    Tahtayi kullanma, tahtayi kullanma adina titizlik gösterme, bir ögretmenin verimliligi adina çok sey ifade eder.
•    Tahtadan kopuk islenen ders, ders degildir.
•    Tahtayi kullanmada bir plan dahilinde ön hazirlik gerektirir.
•    Ön hazirligi ve plani olmayan her is verimsizlige mahkumdur.
•    Ögretmen arkadas, her seyiyle ögrenciye kendini imrendirici kilmaya mecburdur.
•    Renkli tebesirlerle, muhakkak güzel, okunabilir bir yaziyla tahtayi kullanmalidir.
•    Bir de ögretmen tahtayi kullanayim derken bir yaniyla da ögrencilerle olmalidir. Siz onlardan koparsaniz onlar da sizden kopar.
•    Dersin özelligine göre dersle ilgili çesitli kaynak, materyal, poster, sekil, sesli-görüntülü alet, tepegöz vb... Bunlarla ders isleyebilmek, bu zenginliklerden istifade edebilmek çok önemlidir. Tabii ki bu da bir ön hazirlik, gayret ister.
•    Ögretmen bir dersi nasil sunabilmelidir?
•    Her dersi farkli bir sekilde sunabilmeniz, için ön hazirlik yapmak sarttir. Bu farkliligi her derstesunabilirseniz tekdüzelikten uzak, etkili bir ders yapmis olursunuz.
•    Ders sunarken ögrencilerin duygusal zekalarini tahrik edebilme, onlarda merak uyarabilme çok önemlidir. Eger ögretmen ögrencisinin ögrenme istahini uyarmadan dersini sunmaya kalkarsa gerçek manada konuyu hazmettiremez, ancak o konuyu ezberletmis olur, ezbercilik yapmis olur.
•    Anlattiklarimizi sindirmeliyiz. Ögrenciyi zihnen konuya hazirlamaliyiz, ögrenciyi motive etmedigimiz taktirde bütün yaptiklarimiz ve emegimiz bosa gider. Gerçek ögretmen ve vazife suuruna müdrik ögretmen en önce ögrenciyi motive edebilen ve ayni zamanda dersine mutlak surette planli ve hazirlikli gelen ögretmendir.
•    Ögrencinin genel katilimi saglanmayan ders, ögretici tarafindan ne kadar mükemmel de sunulsa, güzel bir ders degildir.
•    Ögretmen derste bir orkestra sefi olmalidir. Bütün nefesli, nefessiz çalgi aletleri ve elemanlari ile ögrenci orkestraya istirak ettirilmis olmalidir.
•    Ögretmen dersini ders saati içinde ögretmesini, her ögrenciye özelligine göre iletisim kurarak inmesini bilebilmelidir.
•    Bir ögretmen ders içinde ilgi ve alakayi temin edemiyor, ögrencilerin dersten kopmalarina göz yumuyor, görmemezlikten geliyorsa, o ögretmenin hem meslegine hem de kendine olan saygisinda bir problem var demektir.
•    Aktif ve verimli bir ders, hazirlikli gelmis ögrencilerin katilimiyla elde edilir. Ögrencinin derse hazirlikli gelmesi ögretmenin maharetini ve seviyesini gösterir. Dersine ve ögrencisine gerçek manada sahip ögretmen, mutlaka hem kendisinin hem de ögrencisinin derse hazirlikli gelmesini saglar. Ve böylece ögrencinin derse katilimi ve ders içi diyalogu saglikli bir sekilde olur.
•    Ders kürsüde oturarak takrir (anlatim yoluyla) yapildi mi, ne kadar güzel anlatirsak anlatalim ders içindeki muhataplarimiz bizi belirli bir müddet d,inler ve sonra dersten koparlar.
•    Oturarak ders islenmez. Bir ögretmen oturuyorsa, ya ders içinde çok efor sarfetmistir, hakli olarak o an oturabilir, ama oturmayi adet haline getirmis ise ya kendine tam güveni yoktur ya da mesleginin yorgunu olmustur.
•    Ögretmenin kiligi-kiyafeti ile birlikte sinifinin düzeni de, sinifina çeki-düzen vermesi de is edinip ortaya koyabilmesi de çok önemlidir. Bir ögretmenin bu artisidir. Ne derbederlikte ne de düzensizlikte verimlilik aramayalim. Verimli olmanin ön sarti hem ögretmenin kendi vitrinini hem de sinifinin tertibini saglamasidir.
•    Tenefüste mutlaka ögretmen tarafinda bir ögrenci vazifelendirilerek tahtaya gün, tarih, dersin ve ögretmenin adi, dersin konusu ve ana hatlariyla yazdirilmalidir.
•    Ödev vermek, yerinde ve ihtiyaca yönelik ödev verebilmek, ögretmenin ciddi bir çalisma ve arastirmasina dayanmalidir. Ödev vermek için, verilen ödev, ödev degildir. Ödev verirken ne istedigini ve getirisinin ne olmasi gerektigini ögretmen çok iyi bilmelidir. Ve bilerek ödev vermelidir.
•    Ödev vermek kadar ödevi degerlendirmek ve takip etmekte önem arzeder. Degerlendirilmeyen ve takip edilmeyen ödev birsey ifade etmez.
•    Ögretmen muhakkak verilen her emegin takipçisi ve degerlendiricisi olmalidir.
•    Ögertmen dersi adina sinifta hiçbir mazeretin arkasina siginmamalidir. Kendi kendine üretmesini, ögrencilerini tatmin ederek, faydali olmasini bilebilmelidir. Verimsiz, hedefsiz,, plansiz ve yetki-sorumlulugunu bilmeyen ögretmenin mazereti kabul edilemez.
•    Ögretmen önce kendi meslegi adina gaye-yi hayalinin pesinden kosucu olmalidir, hedefsizlikle bir yere varilamaz. Nasil verimli olabilirim?diye mesaisini, katlayarak çok çalismali ögretmenligin ona verdigi yetki ve sorumlulugu sonuna kadar ifade etmesini bilmelidir.
•    Mesai tanzimi ve planli çalismayi hiç gözardi etmeden, ask derecesinde insani ve meslegini severek gayretini ortaya koymalidir.
•    Egitim dinamik bir süreçtir. Ögretmen devamli ileriye dogru bakabilen ve kendini yetistirme adina cehd edebilen bir eleman olmalidir.
•    Yer yüzü mirasçisinin ön temsilcisi ögretmenlerdir. Eger kendilerini motive ederek, kendilerini yetistirmeleri adina bir gayret içinde degillerse gerçek manada ögretmenlik yapmalari mümkün degildir. Hem kendilerini aldatmis olurlar, hem de kendilerine teslim edilen bir nesli heba etmis olurlar.
•    Ögretmen ögrencisini hayata tasiyan en önemlisi rehberdir.
•    Ögretmen ögrencilerine ögrenmeyi ögretebilmelidir.
•    Ögertmen ögrencisini gerçek hayatta yasanmasi gerekene göre egitmelidir.
•    Ögretmen ögrencilerine düsünmeyi ögretmelidir.
•    Ögrenci ögretmeninden aldigi mesajlarla hem hayati, hem de kendini müspet manada sorgulayabilmelidir.
•    Her ögrencisini tanima ve onlarla birebir mesgul olma adina vazifelidir ögretmen.
•    Ögretmen kendi kendini, meslegini ve insanlarla olan münasebetini devamli sorgulayabilen, sorgulatabilen ve netice itibariyle kendine çeki düzen verebilendir. Ögretmen ögrencisini hem çalismaya ikna etmede, hem de yetistirme adina ne yapilmasi gerekiyorsa sorumlu olur, olmuyor, olmaz demeye hakki yoktur.
•    Bir okulda gerçek manada tam bir istirakle, arzuyla geçistirmeden herkesin inandigi bir ögretmenler kurulu oluyorsa, zümre toplantilari yapiliyorsa, sinif ögretmenler toplantisinda ögrenciler tek tek ele aliniyorsa, rehberlik toplantilari kamil manada periyodik yapilabiliyorsa, o okulda gerçek verimlilikten, egitim ev ögretimden söz edilebilir.
•    Egitim ve ögretimin iste o zaman tadina varilir ki, bu da gerçek manada netice almadir. O zaman ögretmen, hem kendini, hem de ögrencilerini, motive eder, dersi derste ögretir, ögrencilerini hayata kazandirmis olur.
•    zaman idare ve ögretmen, personel arasinda takim ruhu olur. Muavenet ve sevgi eser. Birbirine saygidan söz edilebilir. O zaman egitici kol faaliyetleri, disa açilim, tanitim, sosyal-kültürel-sportif faaliyetler kamil manada bir sey ifade eder.
•    Bir okulun öğrencisi şunları söyler hale gelmemelidir: Ihmal ediliyoruz, ilgi, sevgi ve sefkat istiyoruz, bekliyoruz, sorunlarımızın üzerine gidilmiyor ve cevap verilmiyor, hiç olmazsa bizi bir dinleseler, evet onlara birseylerin anlatilmasina, ikna olmalarina ihtiyaçlari var, ders içinde daha sicak yaklasim ve diyaloglarla güven veren tavirlarla muamele görmek istiyoruz...
•    Ögretmenlerin fazilet dolu örnek davranislarinin onlarda çok müspet duygu ve düsünceler uyardigi hatta bu duygularini eve bile tasidiklarini, evde ailelerine anlattiklarini da söylemekteler.
•    Sert tepkilerle umumun içinde rencide edilmek, olur-olma herseyden azarlanmak, deger verilmemek, alay edilmek, hafife alinmakta istemiyorlar.
•    Ögrenciler kendilerine güvenilmesini ve ögretmenlerine de güvenmek istiyorlar.
•    Ögretmeninin her sözünün arkasinda durmasini, ögrencilerin haklarinin yaninda ve isteklerinin de takipçisi olmasini arzu etmektedirler.
•    Evet bu yukarida siralanan ve istenilen taleplerin hepsi beseri ve insani hak ve beklentilerdir. Öğretmende ögrencisi ile olan hukuku geregi bu isteklere cevap vermek mecburiyetindedir.
•    Bu bir fedakarlik degil, ögretmenligin bize verdigi sorumluluk ve yükümlülüktür.

 

DİĞER BAĞLANTILAR