Yabancı Dil Öğretiminde Motivasyon
ÖZ
Bu çalışmada
psikolojik bir kavram olan motivasyon konusu ve yabancı dil öğretimindeki yeri
ele alınmıştır. Çalışmada genelde özele giden bir yaklaşım benimsenmiş ve
motivasyon kavramı tanımlandıktan sonra; motivasyonun öncelikle genel olarak
öğretim alanına sonrasında yabancı dil öğretim alanına yansımaları
incelenmiştir. Veri kaynaklarına derleme bir yöntemle yaklaşılmış ve çalışma
sonucunda motivasyon kavramının yabancı dil öğretim sürecinde çok önemli bir
role sahip olduğu belirtilmiştir.
ABSTRACT
In
this work, motivation as a psychological term and its position in second
language teaching are studied. In the work, an approach starting from general
point and going towards specific one is accepted. After the term motivation is
defined, reflections of motivation on teaching and then on second language
teaching are studied. The data are approached in a compiling method and at the
end of the work it is stated that motivation has a very important role in second
language teaching.
ÖNSÖZ
Bu
çalışmada motivasyon kavramının çeşitli yaklaşımlar bağlamında tanımlanması,
motivasyon kuramlarının bu yaklaşımlar doğrultusunda tanıtılması ve tüm bu
bilimsel bulguların öğretim alanına daha sonra da yabancı dil öğretim alanına
olan etkilerinin derleme bir yöntemle açıklanması amaçlanmıştır.
Çalışmada, motivasyon kavramına öncelikle psikoloji bilim dalındaki yeri ile
yaklaşılmış ve motivasyon konusuyla ilgili olan temel kavram ve ilkelere yer
verilmiştir. Bir sonraki aşamada motivasyon konusunun etki alanları göz önünde
bulundurulmuş ve prensiplerini en çok etkilediği düşünülen öğretim alanında
motivasyon konusu tekrar ele alınmıştır. Bu noktada terimsel bilgiden ziyade
uygulama boyutunda bilgilere yer verilmiştir. En son aşamada ise motivasyon
konusunun yabacı dil öğretimi konusundaki önemine değinilmiştir. Bu kısımda
kavramsal açıklanmalardan ziyade yabancı dil öğretmenlerine fayda sağlayacağı
düşünülen önerilere yer verilmiştir.
Çalışma
esnasında karşılaşılan en büyük problem veri kaynaklarının, çeşitli yaklaşımlar
sonucunda oluşturulmuş motivasyon kuramlarının çoğunlukla yönetim bilimine olan
etkileri üzerinde durmuş olması ve öğretim alanında olan katkılarına yeteri
kadar yer vermemiş olmasıdır.
Son olarak bu
çalışmada bana rehberlik eden sayın Doç. Dr. Sevinç Hatipoğlu’na ve çalışmam
süresince yardım ve desteklerini esirgemeyen Hilal Demir ve Serkan Sezginmert’e
teşekkürlerimi sunarım.
Derya BALCI
İÇİNDEKİLER
Öz
i
Önsöz
iii
İçindekiler iv
Giriş 1
1. Motivasyon 2
1.1 Motivasyon Nedir? 3 1.1.1 Davranışçı Yaklaşım 4 1.1.2 Bilişsel Yaklaşım 4 1.1.3 Yapısalcı Yaklaşım 5 1.2 Güdülenme Kuramları 5 1.3 Güdü Türleri 7 1.3.1 İçsel Güdülenme 7 1.3.2 Dışsal Güdülenme 7 1.3.3 İçsel yoksa Dışsal Güdülenme mi? 8 2. Öğrenmede Motivsyonun Önemi 8 2.1 Öğretmen Motivasyonu 9 2.2 Öğrenci Motivasyonu 9 2.3 Öğretmenlere ve Ebeveynlere Öneriler 10 3. Yabancı Dil Öğretiminde Motivasyon 11 Sonuç 14 Kaynakça 15 GİRİŞ Psikoloji bilimi tarihi itibariyle üzerine pek çok araştırma yapılmış ve hala da yapılan bir konu olarak motivasyon konusu tüm bu çalışmalara rağmen tanımlanması zor bir kavram olarak psikoloji literatüründe yerini almıştır. Elbette ki bu zorluk motivasyon kavramına farklı psikoloji ekollerinin farklı bakış açıları ile yaklaşmasından kaynaklanmaktadır. Tanımlamadaki bu farklılıklar kuramlara da yansımış pek çok motivasyon kuramı ortaya çıkmıştır. Bu kuramlar bilimsellik ilkelerine paralel olarak daha sonra farklı bilim dallarını etkileyerek bu bilimlerin kendilerini yenilemelerine imkan sağlamıştır. Yönetim bilim ve eğitim bilimleri motivasyon kuramlarından en çok etkilenen bilim dalları olmuşlardır. Yönetim bilim işteki verimliliği arttırmak amacıyla; eğitim bilimleri ise öğrenci başarısını arttırmak amacıyla motivasyon kuramlarından faydalanmıştır. İşte bu nedenle bu çalışmada bu süreç göz önünde bulundurulmuş ve bu üç yönde bölümlendirme yapılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde motivasyon konusu psikoloji bilim dalının bir konusu olarak ele alınmıştır ve çeşitli yaklaşımlara göre motivasyon kuramı tanımlanmaya çalışılmıştır. Sonrasında bu yaklaşımlardan yola çıkılarak motivasyon kuramlarına değinilmiş; son olarak ise bulguları eğitim bilimlerine büyük katkı sağlamış olan güdü türleri üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde ise motivasyon konusunun öğretim sürecine katkıları incelemeye alınmış; öğretmen ve öğrenci motivasyonlarına değinildikten sonra öğrenme sürecinde büyük rolleri olan öğretmen ve ebeveynlere çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Çalışmanın son bölümünde motivasyon konusu oldukça dar bir çerçevede incelenmiş ve yabancı dil öğretimi açısından önemine değinilmiştir. Bu bölümde yabanı dil öğretim alanında motivasyon konusunda yapılan araştırmalar sonucunda elde edilen bulgulara göre tespit edilmiş farklı güdü türlerine yer verilmiş sonrasında ise yabancı dil öğretmenlerine yarar sağlayacağı düşünülen çeşitli teknik ve önerilere yer verilmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde de belirtileceği gibi motivasyon kavramının Türkçe olarak eşdeğer karşılığını bulmakta yaşanan zorluktan dolayı; çalışma boyunca motivasyon, motive etme, motive olma sözcük öbekleri yerine kimi zaman bu sözcük öbeklerinin taşıdığı anlamı en iyi şekilde yansıttığı düşünülen güdü, güdüleme ya da güdülenme sözcükleri eş anlamlı olarak kullanılmıştır. 1. Motivasyon 1.1 Motivasyon Nedir? Gelişim ve Öğrenme Psikoloji’nin en temel kavramlarından biri olan motivasyon, diğer pek çok psikolojik kavramda olduğu gibi tanımlaması zor bir kavramdır. Bu nedenle tam olarak Türkçe kavram eşleştirmesi yapmak zordur. Kelimenin kökenini incelediğimizde, motivasyon kavramının İngilizce “ motive ” ve Fransızca “ movere ” sözcüklerinden türediğini görmekteyiz ( Ilgar, 2000: 127 ). Türkçe’de ise bu kelimeye karşılık olarak genelde güdü kelimesi ya da herhangi bir çeviri yapmadan motivasyon sözcüğü kullanılmaktadır. Yukarıda belirttiğimiz gibi motivasyon tanımlanması zor bir kavramdır. Motivasyon kavramını Türkçe karşılığından yola çıkarak tanımlamaya çalışırsak ilk olarak karşımıza “ harekete geçiren ” ifadesi çıkmaktadır; fakat bu ifade motivasyonun sadece bir yönünü vermektedir; çünkü motivasyonun aynı zamanda “ hareketi devam ettirici ” bir yönü de bulunmaktadır. Bu iki ifadeden yola çıkarak motivasyonu en genel anlamıyla şöyle tanımlayabiliriz: Motivasyon, bireyin bir hedefe ulaşmak için bir davranışı başlatmasını ve hedefe ulaşana dek o davranışın sürdürmesini sağlayan güçtür. Bu tanımda görüldüğü gibi motivasyonun üç yönü vardır: davranışın başlatılması, davranışın sürdürülmesi ve hedefe ulaşma. Burada hedefe ulaşma yönü yanlış değerlendirilmemelidir. Bireyin hedef ulaşması o güdünün kaybolduğu anlamına gelmez. Birey hedefe ulaştıktan sonra o güdü tekrar harekete geçebilir ve bireyi davranışa yönlendirir. Örneğin, karnı acıkan bir çocuk açlık güdüsüyle mutfağa giderek yemek yeme davranışını başlatır ve karnını doyurarak açlığını gidermiş yani hedefe ulaşmış olur. Ancak açlık güdüsü bir süre sonra tekrar ortaya çıkacaktır. Buradan bu sürecin döngüsel bir karakteristikte olduğunu görmekteyiz. Bu döngüselliği incelediğimizde karşımıza çeşitli aşamalardan oluşan bir süreç çıkmaktadır. İşte bireyi harekete geçirip hedefe ulaşmasını sağlayan bu sürece güdülenme diyoruz. Bu süreci aşağıdaki aşağıdaki şekille açıklayabiliriz ( Ilgar, 2000: 127 ). Gereksinim > Uyarılma > Davranış > Doyum Bu şekilde de görüldüğü gibi güdülenme için önce gereksinim olması gerekir. Daha sonra bu gereksinim bireyi harekete geçme yönünde uyarır ve birey bu uyarıma ile davranışa yönelir. Davranışı gerçekleştirdikten sonra ise doyuma ulaşmış olur. Yukarıda belirmiş olduğumuz güdülenme süreci en genel haliyle aynı kalmakla beraber, detayına inildiğinde güdülenme süreci hakkında farklı psikoloji ekolleri farklı yorumlarda bulunmuşlar ve kuramlarını bu şekilde oluşturmuşlardır. Bu farklı yaklaşımları üç alt başlık halinde inceleyebiliriz ( Brown, 2000: 161 ). 1.1.1 Davranışçı Yaklaşım Davranışçı yaklaşımı benimsemiş olan psikologlar davranışlarımızı ödüllerin şekillendirdiğini, yani bireyin sürekli olumlu pekiştireç beklentisi içersinde olduğunu savunmuşlar ve bu beklentiye de önceki deneyimlerimizin kaynak oluşturduğunu belirtmişlerdir. Bu noktada Davranışçı Yaklaşımcılar için motivasyon sürecinde pekiştireçler büyük rol oynamaktadır. 1.1.2 Bilişsel Yaklaşım Bilişsel Yaklaşımcılar ise motivasyon konusunda daha çok bireylerin ihtiyaçları üzerinde durmuşlardır. Bu ihtiyaçların ise verdiğimiz kararları ve davranışları etkilediğini savunmuşlardır. Bilişsel ekolün temsilcilerinden olan Ausubel’ e göre güdülenmeye temel oluşturan altı ihtiyaç vardır ( Brown, 2000: 160 ). Bunları şu şekilde sıralayabiliriz:
2.3
Öğretmenlere ve Ebeveynlere Öneriler
Öğrenci motivasyonunda
öğretmene düşen görevleri genel olarak özetledikten sonra daha da özele inerek
çeşitli önerilerde bulunabiliriz; fakat bu noktada motivasyon konusunda tüm yükü öğretmelenlere vermemeliyiz. Çünkü motivasyon sadece okulda gerçekleşen bir
durum değil; öğrencinin aile yaşantılarında da devam eden bir süreçtir. Bu
nedenle biz burada önerilerimizi sadece öğretmenlere değil ebeveynlere de
yönelik sunmak istiyoruz. Bu önerileri aşağıda olduğu gibi sıralayabiliriz[4]:
SONUÇ
Bu
çalışmada amacımız, derleme bir yöntemle motivasyon konusunu en temel ilke ve
kavramlarıyla tanıtmak ve sonrasında ise bu konudaki bilimsel bulguların genel
olarak öğretim sürecine özel olarak ise yabancı dil öğretim alanına olan
etkilerini uygulama boyutunda incelemekti. Bu konu başlıkları hakkında yazılmış
olan veri kaynakları incelenmiş ve derleme bir çalışmayla yukarıda belirtilen
amaca ulaşılmıştır. Çalışma sonucunda motivasyon konusunun diğer öğretim
alanlarında olduğu gibi yabancı dil öğretiminde de çok önemli bir yere sahip
olduğu görülmüştür.
Çalışma
esnasında motivasyon kuramlarına yer verilmiş; fakat bu kuramların çoğunlukla
yönetim bilimine olan yansımalarına yönelik kaynaklara rastlanmıştır. Bu da
motivasyon kuramlarının öğretim alanına olan etkileri hakkında yeterli çalışma
yapılmadığı düşüncesine neden olmuştur. Bu nedenle motivasyon kuramlarının
öğretim alanında nasıl uygulanabileceğinin, bundan sonraki motivasyon konulu
çalışmalarda incelenmesi gereken bir konu olduğu kanısına varılmıştır.
KAYNAKÇA
Açıkgöz, Ün:
( t.y. ) “ Öğrenmede Dikkat ve Motivasyonun Önemi, “ ( Çevrimiçi )
http://www.egitim.aku.edu.tr/motivasyon.doc, 18 Ocak 2004
Brown,
Douglas: ( 2000 ), Principles of Language Learning and Teaching, New
York, Longman
Can, Tuncer:
( t.y. ) “ Motivasyon, “ ( Çevrimiçi ) http//www.ingilish.com/tc3.htm,
18 Ocak 2004
Erdoğan,
İrfan: ( 2000 ), Sınıf Yönetimi, İstanbul, Sistem Yayıncılık
Huitt,
W.: ( 2001 ) “ Motivation, “ ( Çevrimiçi ) http://chiron.valdosta.edu/whuitt/
col/motivation/motivate.html,
18 Ocak 2004
Ilgar,
Lütfü: ( 2000 ), Eğitim Yönetimi Okul Yönetimi Sınıf Yönetimi, İstanbul,
Beta Yayınları
Khan,
Julia: ( t.y. ) “ Using Games in Teaching English to Young Learners, “
Teaching English to Children: From Practice to Principle, Ed. by. Brumfit,
C., Moon, J., Tongue, R., Londra, s. 142-158
Maurice,
Keith: ( 1988 ) “ Laugh While Learning Another Language: Techniques That Are
Functional and Funny , “ ELT, April 1988, s. 20-24
Saeki,
Kenji: ( 1994 ) “ Stimulating Classes with Background Music, “ English
Teaching Forum, C.32, No:2, Nisan 1994, s. 30-31
Derya
BALCI
İçindekiler iv
Giriş 1
1. Motivasyon 2
1.1 Motivasyon Nedir? 3 1.1.1 Davranışçı Yaklaşım 4 1.1.2 Bilişsel Yaklaşım 4 1.1.3 Yapısalcı Yaklaşım 5 1.2 Güdülenme Kuramları 5 1.3 Güdü Türleri 7 1.3.1 İçsel Güdülenme 7 1.3.2 Dışsal Güdülenme 7 1.3.3 İçsel yoksa Dışsal Güdülenme mi? 8 2. Öğrenmede Motivsyonun Önemi 8 2.1 Öğretmen Motivasyonu 9 2.2 Öğrenci Motivasyonu 9 2.3 Öğretmenlere ve Ebeveynlere Öneriler 10 3. Yabancı Dil Öğretiminde Motivasyon 11 Sonuç 14 Kaynakça 15 GİRİŞ Psikoloji bilimi tarihi itibariyle üzerine pek çok araştırma yapılmış ve hala da yapılan bir konu olarak motivasyon konusu tüm bu çalışmalara rağmen tanımlanması zor bir kavram olarak psikoloji literatüründe yerini almıştır. Elbette ki bu zorluk motivasyon kavramına farklı psikoloji ekollerinin farklı bakış açıları ile yaklaşmasından kaynaklanmaktadır. Tanımlamadaki bu farklılıklar kuramlara da yansımış pek çok motivasyon kuramı ortaya çıkmıştır. Bu kuramlar bilimsellik ilkelerine paralel olarak daha sonra farklı bilim dallarını etkileyerek bu bilimlerin kendilerini yenilemelerine imkan sağlamıştır. Yönetim bilim ve eğitim bilimleri motivasyon kuramlarından en çok etkilenen bilim dalları olmuşlardır. Yönetim bilim işteki verimliliği arttırmak amacıyla; eğitim bilimleri ise öğrenci başarısını arttırmak amacıyla motivasyon kuramlarından faydalanmıştır. İşte bu nedenle bu çalışmada bu süreç göz önünde bulundurulmuş ve bu üç yönde bölümlendirme yapılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde motivasyon konusu psikoloji bilim dalının bir konusu olarak ele alınmıştır ve çeşitli yaklaşımlara göre motivasyon kuramı tanımlanmaya çalışılmıştır. Sonrasında bu yaklaşımlardan yola çıkılarak motivasyon kuramlarına değinilmiş; son olarak ise bulguları eğitim bilimlerine büyük katkı sağlamış olan güdü türleri üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde ise motivasyon konusunun öğretim sürecine katkıları incelemeye alınmış; öğretmen ve öğrenci motivasyonlarına değinildikten sonra öğrenme sürecinde büyük rolleri olan öğretmen ve ebeveynlere çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Çalışmanın son bölümünde motivasyon konusu oldukça dar bir çerçevede incelenmiş ve yabancı dil öğretimi açısından önemine değinilmiştir. Bu bölümde yabanı dil öğretim alanında motivasyon konusunda yapılan araştırmalar sonucunda elde edilen bulgulara göre tespit edilmiş farklı güdü türlerine yer verilmiş sonrasında ise yabancı dil öğretmenlerine yarar sağlayacağı düşünülen çeşitli teknik ve önerilere yer verilmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde de belirtileceği gibi motivasyon kavramının Türkçe olarak eşdeğer karşılığını bulmakta yaşanan zorluktan dolayı; çalışma boyunca motivasyon, motive etme, motive olma sözcük öbekleri yerine kimi zaman bu sözcük öbeklerinin taşıdığı anlamı en iyi şekilde yansıttığı düşünülen güdü, güdüleme ya da güdülenme sözcükleri eş anlamlı olarak kullanılmıştır. 1. Motivasyon 1.1 Motivasyon Nedir? Gelişim ve Öğrenme Psikoloji’nin en temel kavramlarından biri olan motivasyon, diğer pek çok psikolojik kavramda olduğu gibi tanımlaması zor bir kavramdır. Bu nedenle tam olarak Türkçe kavram eşleştirmesi yapmak zordur. Kelimenin kökenini incelediğimizde, motivasyon kavramının İngilizce “ motive ” ve Fransızca “ movere ” sözcüklerinden türediğini görmekteyiz ( Ilgar, 2000: 127 ). Türkçe’de ise bu kelimeye karşılık olarak genelde güdü kelimesi ya da herhangi bir çeviri yapmadan motivasyon sözcüğü kullanılmaktadır. Yukarıda belirttiğimiz gibi motivasyon tanımlanması zor bir kavramdır. Motivasyon kavramını Türkçe karşılığından yola çıkarak tanımlamaya çalışırsak ilk olarak karşımıza “ harekete geçiren ” ifadesi çıkmaktadır; fakat bu ifade motivasyonun sadece bir yönünü vermektedir; çünkü motivasyonun aynı zamanda “ hareketi devam ettirici ” bir yönü de bulunmaktadır. Bu iki ifadeden yola çıkarak motivasyonu en genel anlamıyla şöyle tanımlayabiliriz: Motivasyon, bireyin bir hedefe ulaşmak için bir davranışı başlatmasını ve hedefe ulaşana dek o davranışın sürdürmesini sağlayan güçtür. Bu tanımda görüldüğü gibi motivasyonun üç yönü vardır: davranışın başlatılması, davranışın sürdürülmesi ve hedefe ulaşma. Burada hedefe ulaşma yönü yanlış değerlendirilmemelidir. Bireyin hedef ulaşması o güdünün kaybolduğu anlamına gelmez. Birey hedefe ulaştıktan sonra o güdü tekrar harekete geçebilir ve bireyi davranışa yönlendirir. Örneğin, karnı acıkan bir çocuk açlık güdüsüyle mutfağa giderek yemek yeme davranışını başlatır ve karnını doyurarak açlığını gidermiş yani hedefe ulaşmış olur. Ancak açlık güdüsü bir süre sonra tekrar ortaya çıkacaktır. Buradan bu sürecin döngüsel bir karakteristikte olduğunu görmekteyiz. Bu döngüselliği incelediğimizde karşımıza çeşitli aşamalardan oluşan bir süreç çıkmaktadır. İşte bireyi harekete geçirip hedefe ulaşmasını sağlayan bu sürece güdülenme diyoruz. Bu süreci aşağıdaki aşağıdaki şekille açıklayabiliriz ( Ilgar, 2000: 127 ). Gereksinim > Uyarılma > Davranış > Doyum Bu şekilde de görüldüğü gibi güdülenme için önce gereksinim olması gerekir. Daha sonra bu gereksinim bireyi harekete geçme yönünde uyarır ve birey bu uyarıma ile davranışa yönelir. Davranışı gerçekleştirdikten sonra ise doyuma ulaşmış olur. Yukarıda belirmiş olduğumuz güdülenme süreci en genel haliyle aynı kalmakla beraber, detayına inildiğinde güdülenme süreci hakkında farklı psikoloji ekolleri farklı yorumlarda bulunmuşlar ve kuramlarını bu şekilde oluşturmuşlardır. Bu farklı yaklaşımları üç alt başlık halinde inceleyebiliriz ( Brown, 2000: 161 ). 1.1.1 Davranışçı Yaklaşım Davranışçı yaklaşımı benimsemiş olan psikologlar davranışlarımızı ödüllerin şekillendirdiğini, yani bireyin sürekli olumlu pekiştireç beklentisi içersinde olduğunu savunmuşlar ve bu beklentiye de önceki deneyimlerimizin kaynak oluşturduğunu belirtmişlerdir. Bu noktada Davranışçı Yaklaşımcılar için motivasyon sürecinde pekiştireçler büyük rol oynamaktadır. 1.1.2 Bilişsel Yaklaşım Bilişsel Yaklaşımcılar ise motivasyon konusunda daha çok bireylerin ihtiyaçları üzerinde durmuşlardır. Bu ihtiyaçların ise verdiğimiz kararları ve davranışları etkilediğini savunmuşlardır. Bilişsel ekolün temsilcilerinden olan Ausubel’ e göre güdülenmeye temel oluşturan altı ihtiyaç vardır ( Brown, 2000: 160 ). Bunları şu şekilde sıralayabiliriz:
- Bilinmeyeni araştırma
- Çevreyi değiştirme
- Fiziksel ve zihinsel etkinlikte bulunma
- Dış etkenler tarafından uyarılma
- Bilgi edinme / Bilgiyi işleme
- Kendini kabul ettirme
- Açlık Kuramı: Erik Berne kuramını oluştururken güdü terimi yerine açlık terimini kullanmıştır. Berne’ye göre üç tür açlık vardır[2] :
| İçsel güdülenme | Dışsal güdülenme |
|
|
- Öğrencide öz-güven duygusu geliştirilmelidir.
- Öğrenme öğrencinin yaşantıları ile ilişkilendirilmeli; böylece öğrenmenin anlamlı olması sağlanmalıdır.
- Öğrencilerin özgür seçim yapmalarına izin verilmelidir.
- Öğrenciler için eğlenceli bir sınıf atmosferi oluşturulmalıdır.
- Pekiştireçler ve geribildirim gerekli yerlerde kullanılmalıdır.
- Aşırı rekabet duygusunun neden olacağı baskı duygusu kaldırılmalıdır.
- Ödev verirken öğrencinin düzeyi göz önünde bulundurulmalı; ne sıkılacağı kadar basit ne de zorlanacağı kadar zor ödevler verilmemelidir.
- Öğrenmenin amaçları ve gelecekte öğrenciye nasıl faydalı olacağı öğrenciye anlatılmalıdır.
- Görsel ve işitsel materyaller kullanılarak ders zevkli hale getirilmelidir.
- Dersler öğretmen merkezli değil; öğrenci merkezli işlenmeli yani öğrenci pasif konumdan aktif konuma getirilmelidir.
- Teknik ya da bilimsel yazıları okumak, çeviri yapabilmek ya da kariyer yapabilmek için bir yabancı dili öğrenme güdüsü ( instrumental orientation)
- Bir topluma katılmak amacıyla hedef dilin kültürünü benimseyerek yabancı dil öğrenme güdüsü ( integrative orientation )
- Yabancı dil dersleri mümkün olduğu kadar eğlenceli hale getirilmelidir. Maurice’in de belirttiği gibi;
[1]
Ayrıntılı bilgi için bkz. Can, Tuncer: ( t.y. ) “ Motivasyon, “ ( Çevrimiçi )
http//www.ingilish.com/tc3.htm, 18 Ocak 2004
[2]
Ayrıntılı bilgi için bkz. Can, Tuncer: ( t.y. ) “ Motivasyon, “ ( Çevrimiçi )
http//www.ingilish.com/tc3.htm, 18 Ocak 2004
[3]
Ayrıntılı bilgi için bkz. Huitt, W.: ( 2001 ) “ Motivation, “ ( Çevrimiçi )
http://chiron.valdosta.edu/whuitt/ col/motivation/motivate.html, 18 Ocak
2004
[4]
Ayrıntılı bilgi için bkz. Açıkgöz, Ün: ( t.y. ) “ Öğrenmede Dikkat ve
Motivasyonun Önemi, “ ( Çevrimiçi )
http://www.egitim.aku.edu.tr/motivasyon.doc, 18 Ocak 2004